Yamalı bohça böğürlüler
Pazartesi, 06 Eylül 2010 08:08
Mehmet Bâkır Arvas
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Oldum olası kendilerini farklı görme hastalığından kurtulamayanlar, kimi çevrelerce tahtası eksik diye nitelendirirler. Echelane bir kibir, her şeye ama her şeye suratsız burun kıvırma hali ile kail olmazlar ne eğriye ne de doğruya. Karınlarından konuşurlar, o yüzden şiş durur karınları hep. Büyükbaş hayvanın (inek ve dana) abur cubur yiyerek şiştikçe şişen, kurtulması için; midenin üst tarafına denk gelecek yere, iki kaburganın arasına cağ kebabı şişiyle delinerek havası pooffffff diye alınıncaya dek.
Hazmı kolaylaştırıcı soda vb. gibi içiremezsiniz bu hayvanlara. Tek çare böğürden şişlemek, ol tarif üzere. Böğürden çıkardıkları gaz biyolojik olup, kimyasallardan farklı olarak, atmosfere bir kara delik de karnı şişlerce “hedaye” edilir.
Aksi takdirde çatlayacak hayvan!
Bir istikametleri de yok bu tiplerin. Gah tapınmışlardır kendi cinsinden bir danaya ya da ineğe, gah ram olmuşlardır farklıdır diye envai türlü naneye. “nane nane” diyerek kıvıran Ajdar şah olur bunlara farklılığıyla.
Yargı ülkeye hak ve adaleti tesis etmesi gerekirken, CHP ideolojisinin bayraktarlığını yapmaktadır. Demokrasiye ked vuran her türlü oluşumla dirsek temasındalar, bir yandan da CHP’nin getirebileceği dosyaları beklemektedirler. İşte bütün bunlar olup biterken ülkede, yeni Anayasa paketine itiraz etmektedirler, hiçbir haklı ve geçerli mesnetleri yokken.
Yapabildikleri Erdoğan’a saldırmak dolayısı ile statükonun devamını sağlamak.
Bunlar böyle saldırdıkça, medya okur ve yazarları, onları ikna etmeye, doğrusu budur, al sana al sana dedikçe keyiflenirler, çünkü kaale alınmışlarıdır. Onların derdi ne Yargı ne de Erdoğan’dır. Yarı mantıkla önermeler yürüterek, tutarsızlıklarını açığa çıkarmaktadırlar. Tek arzuları, çıktısı olduğu mahallenin, kendisini takip etmesini sağlamak, yeni mahalleye de göz kırparak, -haydi beni vaftiz edin artık, der gibiler.
Evet, olay bu kadar basit ve adice…
Kimse çıkıp en basitinden şu üç beş soruyu soramıyor.
Erdoğan’ın emir ve fermanıyla, kaç hâkim ve savcı atandı?
Erdoğan’ı hangi iş adamı pijamayla karşıladı, ya da karşılayabilir mi?
Erdoğan paranın üzerine resmini koyup, sıfırlar mı ekledi yoksa sadece sıfırları mı sildi?
Erdoğan uzaya çıkışınızı mı engelledi?
Erdoğan’ın önünü göremeyen koalisyonlara son vermesi mi yanlış?
Erdoğan keşmekeşliğe son vererek, şeffaf yönetim istediği için mi bu saldırılar?
Erdoğan bankaların tefecileri aratmayacak, acımasız yüksek faiz oranlarına mı razı olsaydı?
Katil suçunu itiraf ettiği halde Askeri Yargı temize çıkarmadı mı, seyirci mi kalınsaydı?
Hukuki cinayetler daha ne kadar devam etsindi?
…………………………….
İşte bu güruh yazar ve çizerler, ilgi uyandırmak adına, karşı cinslere her gün ama her gün yazılarla sarkmayı mubah görürler. Bazı ekonomi, spor ve istihbarat şef ve müdürleri ağızlarından salyalar akıtarak, gerçek imzalarını da gizleyip genç kızlara yüzlerce e-mail atma yarışındalar, buradaki gerekçeleri ne ise hayır gerekçeleri de odur; fazilet bekçilerinin...
Bedevi kadınları gibi başlarını çöl kumu rengi ve gri tonlarda şalla, kimi yörelerde dastar da denilen örtülere benzeyen, çok moda imiş gibi havasını atan ve - bakın ben farklıyım, görün beni yahu. - çölde değil de, burada gerçekten farklısın bedevi karısından farkın yok bravo. Bu eğilimdeki kadın yazarlar da karşı cinstekilerle her yönü ile örtüşmekte.
Yürekleri el versin ki, imzalarını kullanarak bir kelime bile yazamazlar, attıkları e-maillerin sadakası olsun diye.
Sizler şişi batından (karından) yedikçe, böğürden gazlarınız poofffflayacak.
Deve kadar inadınız da olsa, diz çöktürüleceksiniz.
Başka da lamı cimi yok bunun.
EVET