logo
Reklam

Dikkat! Stoch konuşuyor!

stochFenerbahçe'nin yeni transferi Miroslav Stoch, sarı-lacivertli kulübe şampiyonluk yaşamaya geldiğini söyledi.


Sarı-lacivertli kulübün aylık resmi yayın organı Fenerbahçe dergisinin Ağustos sayısında röportajı yayımlanan Slovak futbolcu, ''Fenerbahçe'nin, Avrupa'nın en önce gelen kulüplerinden biri olduğunu ve ayrıca dünya çapında kalite sahibi futbolcuların Fenerbahçe'de forma giymiş olduğunu biliyordum'' şeklinde görüşlerini aktararak, camiaya iddialı mesajlar verdi.

Slovakya'da başlayan kariyerini İngiltere ve Hollanda'nın ardından şimdi Fenerbahçe'de sürdürecek olan 21 yaşındaki Stoch, ''İlk başta oynamak, bir performans sergilemek, goller atmak istiyorum ve kesinlikle burada şampiyonluk yaşamak istiyorum'' ifadelerini kullandı.

Türkiye liginde hızlı futbol oynandığını ve yüksek kalitede oyun sergilendiğini bildiğini anlatan Stoch, ''Bunlar da benim oyun tarzıma yakın bulduğum şeyler. Elbette zamanla ligi daha iyi tanıyacağım'' değerlendirmesinde bulundu.

2010 Dünya Kupası'nda formasını giydiği Slovakya Milli Takımı'yla, son Dünya şampiyonu İtalya'yı yenmenin kendilerine mükemmel duygular yaşattığını anlatan Stoch, ''Hedefim, 2014 yılında Brezilya'da yapılacak Dünya Kupası kadrosunda da yer almak. Onun, Güney Afrika'dan daha iyi geçeceğini umuyorum'' dedi.



Gül, Yanıt'ı kutladı

nevin-yanitCumhurbaşkanı Abdullah Gül, 20. Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda, bayanlar 100 metre engellide altın madalya kazanan Nevin Yanıt'ı kutladı.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamada, Gül'ün, İspanya'nın Barcelona kentinde devam eden şampiyonada bayanlar 100 metre engellide altın madalya kazanarak gurur verici bir başarı elde eden milli sporcu Yanıt'a tebrik telgrafı gönderdiği bildirildi.

 




Atletizmde büyük başarı!

nevin-yanitNevin Yanıt, Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda 100 metre engellide Türkiye rekoru kırararak finale yükseldi.

İspanya'nın Barcelona kentinde devam eden 20. Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda Türk atlet Nevin Yanıt 100 metre engellide finale yükseldi.

20. Avrupa Şampiyonası'nda Nevin Yanıt ve Burcu Ayhan'ın tur atlamasıyla sevindik. Bayanlar 100 metre engelli seçmelerinde milli atlet Nevin Yanıt, 8'erli 4 grup şeklinde yapılan seçmelerde, grubunda 12.89'luk derecesiyle 1. olan Nevin, en yakın rakibi Belaruslu Talai'ye 28 salise fark attı. Nevin, bugün yarı final koşacak. Kendini çok iyi hissettiğini belirten Nevin, "Önemli olan bugünkü finaller" dedi.

Bayanlar yüksek atlamada 1.92 metreyi geçen Burcu Ayhan, hem finale yükseldi hem de 23 yaş altı Türkiye rekorunu kırdı. 20 yaşındaki Türk atlet, Avrupa Şampiyonası gibi büyük organizasyonlarda yüksek atlama kategorisinde finale kalma başarısını gösteren ilk Türk bayan atlet oldu. Final yarın yapılacak.

Milli atlet, "İlk olmaktan çok mutluyum' diye konuştu. Bayanlar 200 metre seçmelerinde yarışan milli atlet Meliz Redif 24.53'lük derecesiyle elendi.


İşte F.Bahçe'nin yeni golcüsü!

fenerbahceeeLyon Teknik Direktörü Claude Puel, golcü oyuncuları Batefimbi Gomis'i Sarı-lacivertli kulübe satacaklarını açıkladı.

Fenerbahçe aradığı golcüyü buldu. Sarı-lacivertliler uzun süredir peşinde oldukları Lyon'un yıldızı Batefimbi Gomis'i her an renklerine bağlayabilir.

Zira, Lyon Teknik Direktörü Claude Puel yaptığı açıklamada Gomis için Fenerbahçe'nin transfer teklifi yaptığını doğruladı. Lyon'un hafta sonu katılacağı ve Celtic ve Milan gibi takımlarla karşılaşacağı Emirates Kupası öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Puel, Gomis'in gidişine izin verdiğini bunun takıma olumsuz yansımasının olmayacağını vurguladı.

Puel, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Transfer haberleri doğru. İki kulüp (Fenerbahçe ve Lyon) görüşmelerini sürdürüyorlar. Eğer Batefimbi bizimler kalmak isterse bu mükemmel olur. Ancak ekonomik göstergeleri de göz önünde bulundurmak zorundasınız. Tabii ki, İşin ekonomik tarafı ve sportif tarafı var. Bir oyuncunuzun ayrılmasına izin verdiğiniz zaman sportif yönden olumsuz etkilenmemeniz lazım. Ancak biz bunun böyle olmayacağını düşünüyoruz" dedi.

Lyon geçtiğimiz sezon Gomis'i St. Etienne takımından 14.2 milyon euroya 4 yıllığına renklerine bağlamıştı. Fenerbahçe'nin ise Gomis için Fransız ekibine 13 milyon euroluk bir teklifte bulunduğu ve Lyon'un da bu teklife sıcak baktığı öğrenildi.

6 Ağustos 1985 La Seyne-sur-Mer, Fransa doğumlu olan 25 yaşındaki Senegal asıllı Fransız yıldız Gomis, St. Etienne formasıyla gösterdiği başarılı performansla dikkatleri üzerine çekti. 2005 yılını Troyes'da kiralık olarak geçiren ve 13 maçta 6 gol atan Gomis, 2006/2007 sezonunda 34 maçta takımı adına 13 gol attı.

2007/2008 sezonunu 36 maçta 16 gol atarak geçiren Gomis, bir sonraki sezon 47 maçta 16 gol atarak sezona damgasını vurdu. 29 Temmuz 2009'da Lyon'a transfer olduktan sonra 2009/2010 sezonunda 51 maçta 15 gol kaydeden Gomis, Fransız futbol tarihinde St. Etienne'den ezeli rakibi Lyon'a transfer olan 6. futbolcu olmuştu.

Gomis, Fransa Milli Takımı'nın da formasını giyiyor. Gomis, 27 Mayıs 2008'de Ekvador'la oynadıkları hazırlık maçında ilk kez giydiği milli forma altında 2 gol kaydetti. Gomis, Zinedine Zidane'dan sonra ilk maçında iki gol atma başarısı gösteren ilk oyuncu olarak milli takım tarihine geçmişti.



Şükür bombaladı!

hakan_sukur_6Galatasaray ve milli takımın efsane oyuncusu Hakan Şükür, eleştirilerine devam ediyor.

Radyospor Yayın Yönetmeni Barış Ertül'le Futbol Cafe Programı'na katılan Hakan Şükür kulüplerin kötü yönetildiğini söylerken, kötü günlerde Arda Turan'ın taraftarın önüne atıldığını söyledi. Hakan, Real Madrid'den Guti ve Raul'ün ayrılması sırasındaki görüntülerin mantalite farkından dolayı oluştuğunu söyledi.

TAKIMLAR SÜREKLİ DEĞİŞTİRİLİYOR

Milyonlarca dolar harcanmasına karşın, kulüplerimizin Avrupa kupalarında güçsüz rakiplere karşı başarısız sonuçlar almasını değerlendirerek sözlerine başlayan Hakan Şükür, "Bunların nedeni takımların çok sık değiştirilmesi. Sıklıkla değiştirilen takımların içerisinde çok önemli oyuncular gelip gidiyor. Bir senenin takımı bir sonrakı takıma sirayet etmiyor. Beraber oynama alışkanlığı olmuyor. Bir de aldığımız oyuncu tiplerine bakarsanız, bu sene Galatasray biraz bunun dışında kaldı ama orada da Rijkaard'a uymayan oyuncu tipleri alındı.

TRANSFERLERİ RIJKAARD YAPMIYOR

Pas oyunu isteyen, oyunun kontrolünü hep kendinde tutmak isteyen takım duygusuyla gelen Rijkaard, transferleri kendisi yapmıyor. Transferlere ya Adnan Sezgin ya da yönetim karar veriyor. Ya boşta kalmış veya takımlarının kullanmadığı, takım oyununa adapte olmayan oyuncuların alındığı süreçler yaşıyoruz. Bir yandan takım olmak istiyorsunuz, takım ruhunu yakalamak istiyorsunuz, bir yandan da kendi takımlarında 18'e bile girmemiş o takımlarda kabul görmemiş oyuncuları alıyorsunuz. Büyük paralarla bunları alıp, bir sene oynatıp, ortaya çıkan tabloda tekrar bir değişime gidiyorsunuz. Demek ki bir eksiklik var" dedi.

SEYİRCİ BEKLEDİĞİ DUYGUYU SAHADA GÖRMÜYOR

Bu seneyi biraz ayrı tutmalıyız, genç oyuncular alındı. Serdar Özkan gibi bir genç oyuncuyu alıyorsunuz, ama çok sık değişkenlik ve otorite boşluğunun olması, yani yabancıların gelip gitmesinde tatillerini değerlendirmesinde bu kadar büyük paralar verdiğiniz oyuncuları tutamıyorsunuz. Bir şekilde onlara mahkumsunuz, onlar nasıl isterlerse öyle yapma şansları var. Kontratları, belki bu sene bir kaç oyuncuda oldu; ama kontratları maç başına değil, garanti para alıyorlar. Büyük duyguyla bekleyen seyirci sahada o duyguyu göremiyor.

BAŞINA BUYRUK TRANSFER YAPILIYOR

Başına buyruk, yönetici menajer futbolu ilişkisiyle transfer yapılıyor. Yerliler garipler ne
derlerse onu yapıyorlar ve en büyük zılgıtı da sezon sonunda yerli oyuncular yiyor. O psikolojik baskıyı yaşadığınızı düşünün, bu kadar değişik düzenin içerisinde kötü birsonuçta ön plana yerli oyuncular çıkıyor. İster istemez, üzülür bu da sizin performansınızı zaman zaman etkiler. Tabi bunların olduğu bir ülkede yerli oyuncuların milli takıma hazırlanış biçimlerini de etkiliyor. Kulüpler kötü yönetiliyor.

ARDA'NIN ARKASINA SIĞINILIYOR

Galatasaray'da kötü gidiş halinde diğer oyuncularda Arda'nın arkasına sığınma içgüdüsü oluştuğunu söyleyen Hakan Şükür, "İyi para alıyorlar. Buna karşın her şeyi Arda'dan beklemek takım olgusu bozuyor. Futbolcular sahaya çıktığı zaman, her şeyi Arda yapsın beklentisine giriyor. İşler kötüye gidince de Arda ön plana çıkıyor. Ancak yöneticiler şimdi bunu anlamazlar." dedi.

YÖNETİM HATALARINI SİZİN ÜZERİNİZDEN ÖRTBAS ETMEK İSTİYOR

Yönetimin kullanabileceği bir medya olduğunu vurgulayan Hakan Şükür, "Bana göre bu var ve yönetim onu kendisine uygun kullanmak istiyor. Konuyu istediği gibi göstermek, birini unutturmak, bir kahraman çıkarmak veya onun üzerinden kendi hatalarını örtmek istiyorlar. Bunları Arda'dan önce ben de yaşadım. Yönetimin büyük bir hatası oluyor; ancak suçlu siz adlediliyorsunuz. Yönetim yaptığı bütün hataları sizin üzerinizden ört bas ediyor; çünkü siz gündem değiştirebilirsiniz ve yönetici elindeki o diğer enstrümanlarla bir şeyleri değiştirme çabasına giriyor" ifadelerini kullandı.

SEYİRCİ HAKLI DİYEMEZ

Arda'nın geçen sezon sonlarına doğru protesto edilmesinin haksızlık olduğunu vurgulayan Hakan Şükür, "Yönetici veya kulüp başkanı çıkıp seyirci haklı diyemez, dememeli; çünkü siz para eden futbolcularınızı sattınız.

ARDA HATA YAPACAKTIR

Bana göre Arda sezonda 50 maç oynayan düzgün bir insan. Hataları yok mu? Var. Ancak genç bir insan.. Üzerine bu kadar çok kahramanlığı yapıştırırsanız, müsade ederseniz hata yapacaktır.

ARDA TARAFTARIN ÖNÜNE ATILIYOR

Ben de çok hatalar yaptım, bunu kabul ediyorum; ama hep aynı tabloları görmekten insanlar artık sıkılmalı. Arda protesto ediliyor, kulüp başkanı seyirci haklı diyor. Burada popülüst bir yaklaşım var. Elano iyi bir futbolcu, ancak o sene kötü. Takımın en iyi futbolcusu üç maç yok, eleştiriliyor. Medyada öyle bir hava oluşturuluyor ki Arda taraftarın önüne atılıyor. Sonra sinema kapatan oluyor. Oysa Arda sinemayı beş ay önce yapmış." dedi.

ARDA'YI SUÇLU GÖSTERİYORLAR

Arda'nın darbeye bağlı sakatlık yaşadığını buna karşın protesto edildiğini kaydeden Hakün Şükür, "Arda'nın kimlerle eşit düzeyde tutulduğu unutuldu. Sezon başında tekrar Arda'ya bel bağlanıldı ve Arda'ya çok ihtiyacımız var denildi. Bunu yapanlar, ilk sırtına elini koyanlar, sen bizim evladımızsın diyenlerdir. Orada da kendi yaptıkları şeyde tekrar bir kahramanlık edasına bürünüyorlar. Gidin odanıza çekin konuşun, biz senin arkandayız deyin. Medyanın önünde yapıyorlar. Medyanın önünde yapmak çocuğu suçlu göstermek demektir. Bunları senelerce yaşadım. Biz sana sahip çıkıyoruz, bizim için oyna demek bu anlama geliyor" şeklinde konuştu.

FARKLI DEĞER YARGISI

Real Madrid'in Guti ve Raul'u onore ederek göndermesine de değinen Hakan Şükür, "Bunların hepsinin içerdisinde duygu var. Müthiş bir duygusal an yaşandı. Real Madrid'den yola çıkmışken; bu kulübün tarihine, geçmişine bakıldığında çok büyük başarıların olduğunu görürsünüz. Ancak başarıları takımlar kazanır. Oyuncular; çok sevilen, değer verilen, kupaları dizen ve o kupaların altında imzası olan onlarca, yüzlerce semboldür.

Dünyanın en kaliteli oyuncularını alma özgürlükleri de var. Böyle yaparak kendi altyapısından gelen oyunculara inanılmaz bir örnek gösterirler. Gönderirken de kendilerine layık şekilde gönderirler. Biz oyuncuyu nasıl kullanıyoruz ve neler yapmak istiyoruz buna bakmak gerek. Yönetim olarak düşünüldüğünde biz oyuncuyu kendimiz için kullanıyoruz.

Real Madrid'de ise bu marka için kullanılıyor. Bütün dünyada taraftarı olan Real Madrid oyuncusunu öyle bir pazarlıyor ki, gönderirken, oynarken verdikleri rakamlar da ortada.

Rakam tarafını bir tarafa bırakırsak çok farklı bir değer yargısı var" dedi.

İLİŞKİLERDEN DOLAYI KİMSE BİR ŞEY SÖYLEYEMİYOR

Galatasaray-OFK Belgrad maçında Haldun Üstünel'e yönelik açılan pankarta da değinen Hakan Şükür, "Haldun Üstünel benim de yöneticiliğimi yaptı. Tribünde pankartlara mazhar olan biriydi. Dünyanın hiç bir yerinde bu şekilde ayrılmış yöneticiye böyle pankart açılmaz ve sevgi tezahüratları yapılmaz. Ülkemizde bazı şeyleri anlayabilmenin yolu biraz da buradan geçiyor. Bunu herkes biliyor, ilişkilerden dolayı kimse söyleyemiyor. Dışarıda kimle konuşursam onlarda bunu söylüyorlar; ancak bu etkili insanlar çıkıp bunları söyleyemiyorlar. Söylersem ne değişecek diyorlar. Sportif direktör olsam, bu sistemin içerisine düzenin içerisine girsem, benim dışımda bir sürü şey olur, gerek inancımdan gerek başka şeylerden dolayı bir sürü politikalar benim üzerimden geliştirilir. Sistemi birden değiştiremeyiz. Böyle bir güç de elimizde yok" ifadeleriyle sözlerini bitirdi.


Korkak deme hocam

hakemjpeg1Cüneyt Çakır, Bülent Yıldırım, Fırat Aydınus benimle konuşmaya katıldı. İkisi, yani Hüseyin Göçek ve Halis Özkahya ise hiç konuşmadılar diyebilirim.

Tedirginlerdi, sıkıntılarını dile getirdiler. Fazla konuşmamalarının sebebi hep (medyaya) güvensizlik.

FAAL hakemlikten sonra çok hakem semineri takip ettim. Ama ilk defa hakemlerle karşı karşıya oturarak bir söyleşi yaptık ve dertleştik. Sevgili Atilla Türker ile birlikte Silivri’deki seminere gittik. Yunus Yıldırım, aşil tendonundan ameliyat olmuştu, Selçuk Dereli de bırakmıştı. Bu yüzden söyleşimize FIFA kokartlı 5 hakemimiz katıldı. Bu 5 hakemin 3 tanesi (Cüneyt Çakır, Bülent Yıldırım, Fırat Aydınus) normal konuşmalara katıldılar. İkisi (Hüseyin Göçek ve Halis Özkahya) ise hiç konuşmadılar diyebilirim. Tedirginlerdi. Tabii bu tedirginliğin nedenleri nelerdi? Bin tane sebebi var. Öncelikle bazı basın mensuplarının olayları çarpıtması. Zaten bu konudaki sıkıntılarını da dile getirdiler. Daha farklı şeyler de söyleyebilirler miydi? Evet. Fazla konuşmamalarının sebebi hep güvensizlik. Hakem, konuşacak. Hakem tartışacak. Sonunda doğru yol bulunacak. İşte biz bunu yapmaya çalıştık.

Erman Toroğlu: Kesinlikle benimle ilgili şikayetleriniz vardır.

Bülent Yıldırım: Hocam biz özgüvensiz insanlar değiliz ki. Elimize düdük verilip, 50 bin kişinin önüne çıkıyoruz.

Sizin yüzünüzden ben de küfür yiyorum

Toroğlu: Peki “her maçım son maçım” diyerek çıkabiliyor musunuz?

Yıldırım: Evet. Bunun farkındayız. Ama ilk yıllarda pek farkında olamıyorsunuz. İkinci ve üçüncü ligde hakemken bunu anlamak zor.

Toroğlu: Ben sizin yüzünüzden çok küfür yiyorum mesela. Neden? Mesela bir şey söylüyorum. Yönetici ters beyanat veriyor. Maça gidip bana küfür ediyorlar. Yiyeyim fark etmez.

Yıldırım: Tersi şeyleri de yaşadığımız oluyor. “Erman Hoca’ya söyleyeceğim” diyor adam gelip. Bunu etkileme yöntemi olarak da kullanıyorlar.

Toroğlu: Yani ne olması lazım?

Yıldırım: Hocam hakemlik yaptınız. Futbolculuk yaptınız. Empati duygunuz bizden daha gelişmiştir. Ne sorduğunuzu veya ne söyleyebileceğimizi biliyorsunuz. Şablonsuz konuşamayız. Ben sizinle ayrı konuşurum. Şu anda konuşamayacağımız şeyler var. Niye biliyor musunuz? Her şey hakemden bekleniyor çünkü.

Toroğlu: Ben seninle aynı fikirde değilim. Mesela ben hakemken de konuşuyordum.

Objektif kararlar veriyoruz

Toroğlu: Bazı isimler bakıyorum hep kuvvetliden yana. Tesadüf mü bu acaba?

Aydınus: Oyuncu ve takımlara karşı şartlı bir durum asla olamaz. Ama biz seminerlerde veya bir araya geldiğimizde maçlarımızı birbirimize anlatıp, fikir alışverişinde bulunuyoruz.

Bir oyuncunun bir teknik adamın olumlu olumsuz tutumlarını paylaşıyoruz. Sahaya çıktığımızda o kişiler hakkında fikir sahibi olmamızı sağlıyoruz. Ona göre objektif kararlar veriyoruz. Örneğin bir teknik adamla ilgili görünen yüzüyle, gerçek yüzünün çok farklı olduğunu anladık.

Toroğlu: Medyada güvenilir 2-3 kişi seçecek ve onlarla konuşacaksınız. Ben öyle yapardım. Seçeceğin adamı bileceksin. Bazı durumlarda karşı tarafın silahını da kullanacaksınız. Bu işin keyfi budur. Siz bunları yapmıyorsunuz. Yalnız hakemlik yaparak, bu işi kurtaramazsınız. Siz şimdi şanslınız. İçinizde bir şey varsa söyleyin. Sonra bana hocam içimde şu kaldı demeyin.

Biraz kımıldasanız yangın çıkacak!

Toroğlu: Bursaspor şampiyon oldu. Hakemler biraz kımıldadı bu hale geldi. Biraz daha kımıldasa çok daha farklı olacak. Biraz yangın çıkacak.

Yıldırım: Maçların tamamının yayınlanması daha iyi aslında. Bizim açımızdan da daha eşit bir ortam oluşacak.

En zayıf halka yönetici

Toroğlu: En çok rahatsız olduğunuz grup hangisi?

Çakır: Öyle bir grup yok.

Toroğlu: Bence en zayıf halka yönetici.

Hata futbolu güzelleştiriyor

Fırat Aydınus: Teknoloji devamlı ilerleyen bir olgu. 5 ve 6’ncı hakemler faydalı olur.

Toroğlu: Telsiz sistemi işin içine girince mi daha rahatladınız?

Çakır: Futbolun içerisine teknolojinin girmesine kimse hayır diyemez. Bunun en önemli örnekleri arasında önce sinyalli bayrak kullanılması, daha sonra da telsiz sistemine geçilmesi verilebilir. Ki telsiz sistemi hakemler için yüzde 100 faydalı bir sistem.

Yıldırım: Hocam, hakemin görüş alanı dışında şiddetli hareketler vardır ya, onda azalma oldu. Teknolojinin bir diğer avantajı da sertlik konusunda oldu. Oyuncu önceden rahatça yerden kalkarken bile rakibine vurabiliyordu. Ama şimdi onlar da durumun farkındalar.

Toroğlu: Peki ceza alanı içerisinde hakem olsa daha mı iyi?

Çakır: Ben toplam beş maça çıktım. Hakeme yüzde 100 çok büyük fayda sağlıyor.

Aydınus: 5. ve 6. hakemin faydalarının olduğuna inanıyorum. Ama teknoloji devamlı
ilerleyen bir olgu. Ve bence futbolu güzelleştiren şey, hataların olma olasılığının da bulunması. Hata bence futbolu güzelleştiriyor.

Biz korkak değiliz

Yıldırım: Son yazınızdaki ‘Hakemlerimiz korkak’ ibaresine çok takıldım ve üzüldüm.
Toroğlu: Bursaspor-Galatasaray maçında Bünyamin, Neill’ı attı, 30 saniye sonra da Zapotocny’yi. Bu, korkaklık değil de nedir!

Toroğlu: Hakemlerin sıkıntıları neler? Bunları çözmek için neler yapılabilir? Aranızda tartışıyor musunuz?
Yıldırım: Spor medyasından başlayalım. Ben mesela son yazınızdaki “Bizim hakemlerimiz korkak” ibaresine çok takıldım ve üzüldüm açıkçası. Biz bu kadar baskıya karşı direnmeye çabalıyoruz. Bunu siz de biliyorsunuz. Ama kocaman bir şekilde “Bizim hakemlerimiz korkak” yazıyor, ben kırıldım şahsen.

Toroğlu: Başlık öyle çıkar. Eskiye göre durum iyi ama bana göre korkaklar. Siz çıkıp bunun aksini de iddia edebilirsiniz. Ama benim fikrim budur. Eğer korkak değilse de bir şekilde bunu bana ispatlama şansınız var. O da uygulamadır.

Yıldırım: Hocam, kendi zamanınızdaki deneyimlerle şimdikiler bire bir örtüşmüyor.

Hakemlik çok ciddi anlamda kabuk değiştirdi. Bir kere jenerasyon değişti. Siz oğlunuzla oturduğunuz zaman aynı dilden her konuyu konuşabiliyor musunuz? Bakış açılarında da çok büyük fark var.

Ben değil futbolcu söylüyor

Toroğlu: “Hakemler korkak” cümlesi benim cümlem değil. Bu cümleyi siz, kamuoyuna yaşatmışsınız. Bu cümleleri televizyona çıkan futbolcu söylüyor.

Yıldırım: Bu çok global ve gelir geçer bir yargı ama.

Toroğlu: Geçen sene oldu örneği. Bursa-G.Saray maçıydı. Bünyamin, Neill’ı attı. 30 saniye sonra Zapotocny’yi attı. Bu nedir? Korkaklık. Bana anlatır mısın? Öyle bir şey ki. Belki lig lideri değişecek sonunda. Ama bu korkaklıktır. Tam bizim eski tip hakem. Onu attım, onu da atayım. Bunu kamuoyu görüyor.

Ön yargılı olsa direkt yapardı

Aydınus: Ben korkaklık olduğuna inanmıyorum. Orada farklı bir durum vardı. Muhakkak onun teknik bir gerekçesi vardır. Arkadaşımızın bu duygular içerisinde bunu yaptığını düşünüyorum. Çünkü önceden sizin tabirinizle “bu işi tezgahlamış”, “bu işi biliyor, kimin ne olduğunu biliyor” anlamına gelerek o işi yaptığını söylüyorsunuz. Oysa o gün bakın. O kartı çıkartırken, karta baktığında o oyuncunun sarı kartı olduğunu anlıyor. Eğer önyargılı olsa bu işi direkt yapardı kartına bakmadan.

Özkahya: Ben baskı görmedim

Toroğlu: Kamuda çalışan hakemler baskı altında kalır. Rahat bırakmazlar kamuda görev yapan hakemi.

Yıldırım: Hocam, katılmıyorum bu görüşünüze. Uzun yıllardır kamuda görev yapıyorum
ben, en ufak bir baskı gelmedi. Rahatsız edici bir durum hiç oluşmadı. Durumumdan çok memnunum.

Özkahya: Ben öğretmenlik yapıyorum. Bugüne kadar bana da en ufak bir baskı gelmedi. Kamuda görev yapan diğer arkadaşlarımın da aynı rahatlık içinde çalıştıklarını düşünüyorum.


Reklam
77°
25°
°F | °C
Partly Cloudy
Humidity: 89%
Wind: NE at 3 mph
Sun
Partly Cloudy
77 | 87
25 | 30
Mon
Sunny
78 | 87
25 | 30
Tue
Sunny
76 | 85
24 | 29
Wed
Sunny
76 | 85
24 | 29

En Son Yorumlar

  • Gözyaşı Medeniyeti
    Ömer Öztürkmen abiye Allahü tealadan şifa dilerim. Bu güzel hizmette emeği geçenlerden, başta Rahim ...
    31.07.10 16:09
  • Şenay Düdek'in Ahmet Kaya pişmanlığı
    Şenay Düdek gaza gelmiş gelmemiş,söylem iş söylememiş ne önemi var?Asıl soru sorulması gereken ''Gün...
    31.07.10 11:30
  • Gözyaşı Medeniyeti
    Gözyaşı kıymetlidir. Gözyaşı döken ondan kıymetlidir.
    31.07.10 10:30
  • Hep aşktan sorarlar...
    Daha ne denir ki? Tek kelime ile muhteşem... Abim çok özledik seni ve sesini, inşallah hayırlısıyla ...
    30.07.10 17:14
  • Kılıçdaroğlu'na dava!
    Kılıçdaroğlu çok konuşuyor, kılıçdaroğlu boş konuşuyor, kılıçdaroğlunun çıkışı saman alevi gibidir, ...
    30.07.10 01:01
  • 11 Eylül'de Kur'ân-ı Kerim yakmaya hazırlanıyorlar...
    onlar kuranı kerimi yakmaya başladıklarında bütün türk tvleri kuranın mealini tüm dünyaya duyursunla...
    29.07.10 17:23
  • Türkiye hakemi de yenebilmeli
    Kaleminize sağlık. Teşekkürler.
    28.07.10 20:38
  • Hep aşktan sorarlar...
    tadanlar için ne mutlu,tatmayanl ar için yazık böyle güzel bir duyguyu herkesin yaşaması gerek diye ...
    28.07.10 20:29
  • Hep aşktan sorarlar...
    Merhabalar yüreği ve gönlü güzel olan dost.Aşk ehline aşık Sefai ye aşkı soralım:Damarım a kan sızıs...
    28.07.10 13:32
  • Hep aşktan sorarlar...
    abi Cemal safi'nin "tek hece aşk" şiirini her gün dinliyorum ve bıkmıyorum senin sesinden... muhabbe...
    28.07.10 12:36
sikisporno izlepornoLiseli sikişporno sikişsikiştürk pornogizli çekim sikişporno izlecinsel sohbetlida