logo
Reklam

Ünlü Türk spekülatör uyardı!

muratgurkan-ahmetdedehayir-jpgBorsalarda ciddi bir düzeltme olmadı her an çok sert satış dalgası gelebilir. Dedehayır yatırımcıları uyarıyor...

Türkiye’nin ilk bağımsız portföy yönetim şirketi Arma Portföy’ün kurucu ortakları Murat Gülkan ve Ahmet Dedehayır, ucuz paranın getirdiği pembe gözlüklerin borsalarda yükselişe neden olduğunu düşünüyor. Gülkan’a göre ikinci dip ihtimali arttı

Şu ana kadar ciddi bir düzeltmenin yaşanmadığına dikkat çeken Dedehayır, “Bol likiditenin getirdiği imkanlardan şu ana kadar faydalanmayanlar aç gözlü olmamalı. Bulgura giderken pirinçten olmayın. Her an birşeyi bahane ederek çok sert bir satış dalgası gelebilir” dedi

Yurtdışında ekonomik verilerin kötü gelmeye devam etmesine rağmen borsalarda yükseliş sürüyor. 60 bin puanı aşan İMKB, peşpeşe rekorlar kırıyor. Peki bu yükseliş trendi devam edecek mi? Bu seviyelerden hisse almak cazip mi? Piyasaların önündeki en büyük riskler neler? Tüm bu soruların yanıtlarını Türkiye’nin ilk ve tek bağımsız portföy yönetim şirketi Arma Portföy’ün kurucu ortakları Murat Gülkan ve Ahmet Dedehayır, VATAN yazarı Ali Ağaoğlu ile konuştuk...
* Ufuk Korcan: Ekonomik veriler kötü gelmeye devam ederken piyasalar bu gelişmelerden olumsuz etkilenmiyor. Piyasalarda neler oluyor?
* Murat Gülkan: Şöyle bir ayrım çıktı ortaya. Bono piyasasına baktığınız zaman ABD 10 yıllık faizleri yüzde 2.5, iki yıllık faizlere baktığınızda yüzde 0.5. Bu yüzde yarımlık faize baktığınız zaman durup bir düşünmek lazım. Paranızı buraya yatırdığınız zaman 2 sene sonra yüzde 1 kazanıyorsunuz. Bu kadar düşük bir getiriye razı olmanın arkasında yatan nedenlere bakmak lazım. Dünyada çok düşük bir büyümenin olduğu, enflasyonist baskının olmadığı belki deflasyonist bir riskin fiyatlandığı bir durum var. Hisse senetleri piyasasına baktığımızda ise birçok ülkede Türkiye’de olduğu gibi kriz öncesi seviyelere dönmüş durumda. Bu iki piyasa aynı manzaraya bakıp farklı çıkarımlar yapıyor.
* U.K.: Borsalardaki bu olumlu havanın nedeni ne?
* M.G: Hisse senedi fiyatlarının bu seviyeye gelmesinin arkasında yatan nedenlerin başında olağanüstü ucuz paranın getirdiği bir pembe gözlükten algılama durumu var. Şirket kârlarına baktığımızda özellikle Türkiye’de banka kârlarında zirve noktaları gördük. Sanayi şirketlerine baktığımızda da o kadar enteresan değil. Yabancı kurumların raporlarına baktığımızda, Türk bankalarının ileriye dönük sürdürülebilir özsermaye karlılığının yüzde 25 olacağı söyleniyor. Bırakın Türkiye’yi, dünyada böyle bir özsermaye karlılığı yok.
* Ali Ağaoğlu: Bu rakam çıkar da sürdürülebilirlik dendiği zaman 5 yıl ve üzeri olmalı.
* M.G: Bunda tabii ucuz paranın getirdiği bir ortam olduğu için bu tür tahminlerin kusuru ortaya çıkmıyor. Orta vadeli bir düzeltmenin özellikle bono piyasasının fiyatladığına benzer bir senaryonun gerçekleşmesi dolayısıyla ortaya çıkmasını bekliyoruz.
* A.A: Faiz veya düşük paranın reel ekonomi tarafını da yükseltip borsayı haklı çıkartması gibi durum olamaz mı?
* M.G: Bu konuda elimizdeki deliller buna çok işaret etmiyor. Para muslukları Mart 2009’da açıldı. Likidite reel ekonomiye bir fayda edecekse bunun ışıklarını görmemiz gerekiyordu. Ancak gelen veriler bunu göstermiyor. Hatta bu desteğin geri çekilmesi halinde ne olacağı da büyük soru işareti. Faizin bir özelliği de riski fiyatlamasıdır. Örneğin Japonya gibi borcunun milli gelirinin iki katına ulaştığı bir ülkeye yüzde 1’den borç vermek ne kadar mantıklı.
* A.A: Yani şu anda faizde risk fiyatlanmıyor mu?
* M.G: Evet. Faiz riski yansıtmıyor. ABD’deki junk bondlara bakıyorsununz bundan 7-8 sene önce ABD hazinesinin borçlandığı faiz seviyesinden fiyatlanıyor.
* A.A: Japonya’da işler bu kadar kötüyken yen nasıl oluyorda dolar karşısında tarihi zirvesine yakın seviyelerden işlem görüyor?
Yumuşak iniş ihtimali yok
* M.G: Yenin neden arttığı konusunda ben mantıklı bir açıklama göremiyorum. En akla yatkın açıklama şu, daha önceden riskten bir kaçış vardı, borsalarda düşüş vardı... Yen bir numaralı fonlama aracıydı. Yani yende yaratılan açık pozisyonların kapatılması yenin dolar karşısında değer kazanmasına neden oluyor.
* U.K: Nereye kadar bu hareket devam edecek borsalarda?
* Ahmet Dedehayır: Artık yumuşak iniş olma ihtimali kalmadı. Çok sert bir iniş olacak. Piyasaların sürekli yükseldiği bir durum olamaz. Faizin yurtdışında yüzde 1 seviyelerinde olduğu bir durumda kimse hisse senedi piyasasındaki pozisyonunu bırakmak istemiyor. Yüzde 10 değer kazansa bir hisse senedi, kaç yıllık faiz getirisine denk geliyor.
* M.G: İnsanlar borsada 1 kademe yukarıdan satsam 2 yıllık faize denk geliyor düşüncesinde.
* A.A: Bu dönüş ne zaman olacak?
* A.D: Bunu tahmin etmek zor.
* A.A: İki gün öncesine baktığımızda ABD Merkez Bankası’ndan “bedava paraya devam” mesajı devam ediyor.
* A.D: Evet. İşler kötüye gittiğinde yeni birşey yapacaklar beklentisi var.
* A.A: Ne yapabilirler yeni olarak? Bernanke’nin yerine sizi koysak ne yapardınız?
* A.D: Kara kara düşünmeye başlardım herhalde. Yapacak çok fazla birşeyleri kalmadı.
* M.G: Bu kurtarma paketleri politik bir tercih aslında. Tamamı başta finans kesimi olmak üzere lobi gücü kuvvetli bazı kesimlerin menfaatlerini koruma şeklinde yürüyor. Bu ABD’de de böyle Avrupa’da da. Yunanistan’ın kurtarılmasından bahsediliyor. Kurtarılan Yunanistan değil. Yunanistan’ın borcu borç. Sadece Yunanistan’ın alacaklısı değişti.
* U.K: Kurtarılan Avrupalı bankalar oldu yani...
* A.A: Bu krizde Lehman Brothers’ın dışında para kaybeden olmadı.
* A.D: Yok tabii. Burada doğru ya da yanlış yapmak tarihe karıştı. Yanlış da yapsan kurtarıyorlar...
* AA: Çok ciddi bir ahlaki erozyon yaşandı.
* M.G: Sorunlar çözüm yerine ertelendi. ABD’nin borcu 5-8 trilyon dolar arttı. Bunun getirdiği bir politik tepki var.
* U.K: Önümüzdeki süreçte euro/dolar paritesinde ibre dolardan yana mı olacak?
* A.D: Bunun cevabını dünyada kimse veremez. Makul olan dolar lehine olması. Ama çok makul şeyler yaşanmıyor.
* U.K: Çift dip tartışmaları için neler düşünüyorsunuz?
* M.G: Çift dip riski son derece artmış durumda. Şu anda savaşta ağır yaralanmış hastaya verilen morfin gibi bir durum var. Morfinin etkisi geçmeye başlayınca “ekonomik veriler kötü gelmeye başladı” söylemlerini daha sık duyar hale geldik. İkinci dibe karşı atılacak bir kurşun yok. Kredibilite azalmış olacak. Likiditenin bir işe yaramadığı ortaya çıkacak. Bu durumda merkez bankaları neler yapabilecek, büyüyemeyen ekonomilerde vergi toplanamayacak ve bu borçlar nasıl ödenecek gibi pek çok soru gündeme gelecek. İkinci dibin olması oyunun kuralları tamamen değiştirir.

Bizim piyasalar için en büyük risk: Yurtdışı

* U.K: Referandum sonrasında piyasalar nasıl bir seyir izler?
* M.G: Bizim beklentimiz düşük marjlı bir evet çıkacağı yönünde.
* U.K: Piyasalar tek parti iktidarının devamını mı bekliyor?
* M.G: Evet...
* U.K: Piyasalar için en büyük risk ne bundan sonra?
* A.D: Yurtdışı. Bütün piyasalar entegre olmuş durumda. Bizim piyasalar daha kuvvetli hareket ediyor. Ama yurtdışında bir bozulma olursa bizim piyasalarda olumsuz etkilenecek. Gerçek bir düzeltmeden bahsediyorum ama. Yüzde 10-15 falan değil. Büyük halka arzlar İMKB’nin çıkışını frenler.

* U.K: Büyük halka arzlara talep gelir mi?
* A.D: Yerlilerden olmasa bile yabancılardan gelebilir. Ama onlar da mevcut pozisyonlarını azaltıp buraya talep yaratabilir.
* A.A: Küçük yatırımcılar borsaya küstü daha önce. Borsaya gelsinler mi?
* A.D: Tek başlarına gelmesinler tabiki. 1994’te 2001’te Türk yatırımcılar kaybetti. Rekor seviyelerde bulunan bir seviyeden girmek riskli.
* M.G: Küçük yatırımcıyı borsaya gelmesine aracılık eden kurumlar çok iyi çalışmadı bugüne kadar. Aracı kurum tarafında ciddi düzelmeler var. SPK’nın mesleki yeterlilik lisanlama, şeffaflama, manipülasyonla mücadele... Fon yönetim endüstrisinde ise bu olmadı. Getirilere bakıldığında çok parlak sonuçlar yok ortada. 3 sene sonra Türkiye’deki en çarpıcı değişimin fon yönetimi endüstrisinde olduğunu göreceğiz. Gerekli şartlar bir araya gelmiş durumda. Borsadan fazla getiren A tipi fon yok, bonodan fazla getiren B tipi fon yok. Önümüzdeki dönemde müşteri odaklı şirketler ortaya çıkacak. Düşük faizler de bu sektörü büyütecek.

Taşın altına elimizi koyduk

* U.K: Arma Portföy’den de bahseder misiniz?
* M.G: Biz sektördeki ilk ve tek bağımsız portföy yönetim şirketiyiz. Biz off-shore yerine Türkiye’de SPK denetime tabi bir şirket kurduk. Bahsettiğim değişim sürecinde aktif rol oynamak istiyoruz. Fon yönetiminde başarılı olmanın unsurları nedir dediğimizde, bu çok basit formüle edilebilir bir şey değil ama bazı prensipleri ortaya koyabiliyorsunuz. Bunların bir tanesi bağımsız olmanız şart. Örneğin bir hisseyi sattığınızda “Beni bankadan arayıp beni uyarırlar mı?” endişeniz olmamalı. Diğeri sizin menfaatleriniz ile müşterilerinizin menfaatleri tamamen örtüşmeli. Elinizi taşın altına koymalısınız. Kendi portföyünüze kendiniz de yatırım yapmalısınız. Biz başarıya mecburuz. Ne kadar başarılı olursanız o kadar müşteriye sahip olursunuz.
* A.D: Bu işin en önemli göstergesi el ettiğiniz getiri.
* M.G: Dünyadaki büyük fon şirketlerinin bankalardan *
* U.K: Müşteri sayınız nedir?
* M.G: Daha işin başındayız. Az sayıda büyük montanlı müşterilerimiz var.
* A.D: Bayramdan sonra serbest fonumuz arz edilecek. Daha fazla tabana yayılabiliriz. Ancak şu anda ufak hesapları yönetecek durumda değiliz.
* M.G: Serbest fonumuzun amacı her şart altında yüksek getiri sağlamak. Yani hem düşüşlerde hem de yükselişlerde kazandırmalı.
* U.K: Tam olarak ne zaman çıkacak fonunuz?
* M.G: Eylül sonunda çıkmış olacak.
* A.D: Saklaması, raporlaması, denetlenmesi İş Bankası tarafından yapılacak. Biz yönetimini yapacağız.
* A.A: Kimler yatırım yapabilecek?
* M.G: SPK’nın nitelikli yatırımcılar kriterine uyan yatırımcılara arz edilecek. Yani geniş bir perakende ürün değil.
* A.A: Katılım limiti ne olacak?
* M.G: 100 bin TL.
* A.A: Giriş-çıkış süresi?
* M.G: Haftalık.

Hisse fiyatları çok yüksek!

* A.A: “Yeni normal” diye birşey çıktı ortaya. Yani faizlerin bir risk unsuru içermemesi, işsizliğin yüzde 10’a çıkması gibi...

* A.D: Bu işin böyle sonsuza kadar sürmeyeceği çok açık. Ama alışageldiğimiz normal kurallar işlemiyor. Borsa gerçek anlamda bir düzeltme yapmıyor. Maksimum yaptığı düzeltme yüzde 12-15 aralığı. İMKB’ye bakıyorsunuz, 20 bin puanlardan 61 bin puanlara geldi. Fiyatlar üçe katlandı. Hiçbir düzeltme yapmadı. Normali nedir? Üçte bir anlamında bir düzeltme yapar sonra yeni zirvelere gider. Ama böyle bir şey olmuyor. Çok düşük işlem hacmiyle borsa yükseliyor gözüküyor. Bu sağlıklı olmadığı için bundan sonra çok dikkatli olmak gerekiyor.

* U.K: Böyle bir ortamda yatırımcılar nasıl karar vermeli?

* A.D: Yatırımcılar bol likiditenin getirdiği imkanlardan faydalanamadılarsa bu saatten sonra çok aç gözlü olmamalı. Bulgura giderken eldeki pirinçten olabilirler. Her an bir şeyi bahane ederek çok sert bir satış dalgası gelebilir. Bu bahaneler neler olabilir? Jeopolitik bir olay olabilir, siyasi bir olay olabilir... Temel değerlere bakıldığında fiyatlar çok yüksek.

* U.K: Türkiye olarak bizim farklı bir hikayemiz var mı?

* A.D: Var tabii. Bankacılık krizini 2001’de yaşadığımız için krizden az etkilendik. Türkiye’nin borcu da diğerlerine göre düşük.

UFUK KORCAN-VATAN

FİNANSGUNDEM'İN NOTU

Borsanın ünlü spekülatörü Ahmet Dedehayır, ANAP İstanbul Milletvekili Cavit Kavak'ın yeğeni ve Halit Cıngıllıoğlu'na ait Ulusal Bank'ta Krediler Müdürü olan Banu Kavak'la 19 Agustos 1999'da Çırağan Sarayı'nda dillere destan bir düğünle evlenecekti. Düğünden bir gece önce arkadaşlarıyla ''bekarlığa veda partisi'' verdi. Evlilik öncesi son kaçamakta Rus kadınlarla alem vardı. Ancak gelin adayı Banu Kavak'ın beklenmeyen baskını her şeyi altüst etti ve mutlu gerçekleşmesi beklenen evlilik daha başlamadan sona erdi... Çırağan Sarayı'nda yapılacak düğünün son anda iptal edildi.

PEKİ AHMET DEDEHAYIR KİMDİR?

Ahmet Dedehayır, Sultanhamam esnaflarından tekstilci Rıza Dedehayır'ın oğlu. Sultanhamam'dan borsaya atılan birçok oyundan biri. Ancak Dedehayır çekirdekten yetişme. Borsanın kuruluş yallırandı seans salonunda kendi adına alım-satım yapan ve ‘Gömlekçi' diye adlandırılan kişilerden biriydi. Kısa sürede büyüdü, Türkiye'nin en büyük spekülatörleri arasına girdi. Bir dönem Galatasaray'da yöneticilik yaptı. Şimdi kendi portföy yönetim şirketini kurdu. ahmet Dedehayır'ın borsayla ilgilisi neredeyse kurulduğu yıldan bu yana sürüyor.



Finansgündem/KA



"Aslan"a 300 milyon euroluk piyango...

galatasaray-logo-yeni125 milyon euro verip Schalke'yi iflastan kurtaran Boşnak işadamı Ivan Ziliç, Galatasaray'ın da kapısını çaldı...

Galatasaray'ın bayram sonrası Riva arazisi için yeterlilik ihalesine çıkmaya hazırlandığı şu günlerde, Bosna asıllı Alman işadamı Ivan Ziliç'in ister peşin para, ister gelir ortaklığı ile ticari bir anlaşma yapmak istemesi Sarı-Kırmızılılar'da memnuniyet yarattı.

Akşam'ın haberine göre; kulübün geleceği için çok önemli olan Riva arazisi, 3. köprünün aynı güzergahta yapılacak olmasından dolayı daha da değerleneceği için Polat tarafından satışı durdurulmuştu. Eksperlerin daha önce 60 milyon dolar değer biçtiği arazi için Avrupalı işadamlarının ilgisinin artması ve her geçen gün Riva'nın değerlenmesi yönetimin de moralini düzeltti. Galatasaray'a yatırım yapmayı düşünen Ivan Ziliç ise sadece Riva ile de ilgilenmiyor. Transfer sezonunda da istedikleri yıldızı İstanbul'a getirme sözü veren Ziliç'in bu teklifi karşısında Sarı-Kırmızılı yöneticilerin yüzü güldü. Ivan Ziliç, Almanya'da yaşayan bir işadamı.

SERVETİ 18 MİLYAR EURO
YAKLAŞIK 18 milyar euroluk servetiyle göz kamaştıran yatırımcının, yönetimden pozitif bir haber gelmesi halinde önümüzdeki günlerde İstanbul'un yolunu tutacağı öğrenildi. Bosnalı işadamı, daha önce de Bundesliga ekiplerinden Schalke 04'e 125 milyon euroluk yatırım yapmasıyla Almanya'da dikkatleri üzerine çekmişti. Koyu bir Schalke taraftarı olan Ziliç, Schalke'yi iflastan kurtardı.

Çantada neler var
1- Ticari ortaklık ve yatırım
2- Riva arazisinin gelir paylaşımı
3-Çeşitli sponsorluklar

KA


"Güneş Sigorta"dan çiftçiye destek

gunessigorta-logoGüneş Sigorta, Trakya çiftçisine destek olmak için mazot kampanyası başlatttı... 

Trakya çiftçisine destek olmak, sektörel gelişime katkı sağlamak ve tarımda sigorta bilincini artırmak amacıyla Güneş Sigorta’nın düzenlediği mazot kampanyasının talihlileri belli oldu.

Sigorta sektörünün lider kuruluşlarından Güneş Sigorta’nın 16 Nisan – 15 Temmuz 2010 tarihleri arasında Trakya çiftçileri için düzenlediği ve bölge genelinde büyük ilgi gören “Mazot Kampanyası”nın çekilişi 31 Ağustos 2010 tarihinde yapıldı. Milli Piyango İdaresi’nce katılımcılar arasından çekilişle belirlenen yüzlerce çiftçi ücretsiz mazota hak kazandı.

Tüm Trakya’yı kapsayan dev kampanya
Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve İstanbul’un tüm ilçelerini kapsayan mazot kampanyasına, minimum 30 dekarlık tarlasının tarım sigortasını Güneş Sigorta’ya yaptıran çiftçi ve işletmeler katıldı.

Güneş Sigorta’nın her poliçe için çiftçilere bir çekiliş hakkı verdiği kampanyada; 3 kişi 300 litre, 5 kişi 180 litre, 300 kişi ise 60 litre ücretsiz mazot ödülü kazandı. Talihlilere ödülleri, 7 Eylül 2010 tarihinde Güneş Sigorta Pazarlama ve Satış Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Serhat Süreyya Çetin ve Güneş Sigorta yetkililerinin katılımıyla Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası konferans salonunda, saat 11.00’da düzenlenecek törende verilecek.

Ses getiren ve yoğun bir katılıma sahne olan önemli bir kampanyaya imza attıklarını belirten Güneş Sigorta yetkilileri, bu tarz organizasyonların sigortacılığın gelişimine ve sektörel büyümeye ciddi katkı sağladığının altını çiziyorlar.


Kısaca Güneş Sigorta
50 yılı aşkın bir süredir müşterilerine hizmet veren Güneş Sigorta, sektörün lider şirketlerinden birisidir.
Güneş Sigorta, İstanbul Esentepe’deki Genel Müdürlüğü, 11 bölge müdürlüğü, 7 temsilciliği ve 2500’e yakın acentesiyle oluşan kapsamlı organizasyonunu, en yeni teknolojilerle beslenen altyapısını ve etkin operasyonel hizmet gücünü kullanarak müşterilerine hizmet vermektedir.
Kurulduğu günden bu yana sektördeki en yeni ve ileri uygulamalara imza atan Güneş Sigorta, müşterilerine sunduğu ürün çeşitliliği, poliçelerde sağladığı esneklikler, yeniliklere uyum sağlamadaki hızı ve inovasyona verdiği önemle tanınır.
Gerek güçlü sermaye yapısı gerekse gerçekleştirdiği üretimle de sektörün taşıyıcı şirketlerinden olan Güneş Sigorta, güçlü finansal yapısıyla müşterilerine güvenle hizmet verirken, hasar ödemelerindeki titiz ve etkili zamanlamasıyla öne çıkmaktadır.

Finansgundem/KA


Bayram için 1500 eleman alacak!

elAli Ülker, "Bu bayram için marketlerde bin 500 tane eleman istihdam ederek ürünlerimizi



Bakan'dan yeni sınav sinyali

kpss_ogrtemenMEB, öğretmenler için ayrı sınav yapılması yönünde çalışmalar başlattı.

 

KPSS'deki kopya skandalının ardından Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenler için ayrı sınav yapılması yönünde çalışmalar başlattı.

Bakan Nimet Çubukçu, "Öğretmen yeterliliği sınavının MEB tarafından yapılması gerek. Çünkü beden öğretmeninin KPSS'yi geçmesi mümkün değil. Çünkü o alanla hiçbir eğitim almamış" dedi.

KPSS'deki kopya skandalının ardından Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenler için ayrı sınavın gündeme alınması konusunda çalışmalar başlattı. Bugün gazetesindeki habere göre, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu da öğretmen yeterliliklerini belirleme konusunda KPSS'nin yeterli olmadığını ve öğretmenler için milli Eğitim Bakanlığı'nın bir sınav yapması gerektiğini söyledi.

KPSS DOĞRU SONUÇ VERMİYOR

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu katıldığı bir televizyon programında öğretmen adaylarının KPSS sınavına girmesini çok doğru bulmadğını söyledi. Çubukçu, sözlerine şöyle devam etti: "KPSS 1999 yılından itibaren uygulanıyor. 11 yıl önce bu doğru bir uygulama olabilir ama bugün geldiğimiz noktada öğretmenlikte KPSS'nin yeteri kadar ölçme ve değerlendirme de doğru sonuçlar verdiğini düşünmüyorum. Açıkcası KPSS değil ama bir öğretmen yeterliliği belirlemek ve bu sınavın MEB tarafından yapılması daha doğru. Elbette objektif kurallara bağlı olarak bu sınav yapılmalı."

DERSHANELERE GİDİYORLAR

Bir öğretmenin kendi alanında yeterliliğinin ölçülmesinin kafi olacağını söyleyen Çubukçu, "Bireysel öğretmenlik, fizik öğretmeni, beden öğretmeni gibi alanların KPSS'yi geçmesi mümkün değil. Çünkü o alanla hiçbir eğitim almamışlar. Ayrıca bunun için bir çaba sarfediyorlar, dersaneye gidiyorlar, mücadele ediyorlar. Doğrusunu isterseniz bir öğretmenin kendi alanında yeterliliğinin ölçülmesinin ben kafi olacağını düşünüyorum. Bu konuda da çalışmalarımız var" dedi.

HER BRANŞA AYRI SINAV

Milli Eğitim Bakanlığı kendi bünyesinde bulunan Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü'nün yapacağı sınavla öğretmen adayları alımında uygulanacak puanların belirlenmesini planlanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı, her branş için alacağı öğretmenleri ayrı sınava tabi tutmayı planlıyor.

Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü, Seviye Belirleme Sınavı ile Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı ile birçok kamu kurum ve kuruluşunun sınavlarını yapıyor.

superonline


a.b.



Zorlu İsrail'den onayı kaptı

zorluZorlu'nun İsrail'de planladığı 120 MW'lık doğalgaz santraline onay çıktı. 200 milyon dolarlık santralin inşaatına 2011'de başlanacak

Zorlu Grubu'nun İsrail'de planladığı 120 MW'lık doğalgaz çevrim santraline onay geldi. Ramat Hovav Yerel Planlama ve İnşaa Komisyonu'nun verdiği onayla 120 MW'lik santral yapılacak. Elektriğin büyük bir kısmı ise Israel Electric Coorperation'a satılacak.

300 kişinin çalışacağı santralin inşaatına 2011 yılında başlanması bekleniyor. Yaklaşık 200 milyon dolara mâl olacak olan santralin inşaatı iki yıl sürecek.

Yüzde 51'i Zorlu Enerji'nin olan santralin geri kalan hissesi ise Edeltech Holding'in alt şirketi olan Ramat Hovav Energy'e ait. İsrail'in önde gelen ekonomi gazetesi Globes'un duyurduğu haberde doğalgaz santralinin 120 MW elektrik üreteceği açıklanırken, Zorlu'nun da bu ortaklıkta yüzde 51 payı olduğu bildirildi.

YATIRIMLARI DURDURMADI

İsrailli enerji uzmanları, Zorlu'nun iki ülke arasında yaşanan politik anlaşmazlıklar nedeniyle yatırımlarını azaltacağını ve hatta durdurabileceğini belirtmişti. Bir enerji uzmanı, Globes'a yaptığı açıklamada Zorlu'nun operasyonlarının uzun vadeli olduğunu ve bir değişim göstermeyeceğini belirtti.

sabah.com.tr

S.Y.



Reklam
porno izle