logo
Reklam

Emlakta e-beyan dönemi başlıyor

tapudairesi-rusvet_thumb_medium271_203Yeni emlak alanlar, önümüzdeki dönemde internet üzerinden emlak alım bildiriminde bulu-nabilecek. Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan edinilen bilgiye göre, Başbakanlık ve İçişleri Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde belediyelerle ortaklaşa yürütülen Belediye Hizmetlerinin Elektronik Ortamda Yürütülmesi Projesi tamamlandığında, emlakla ilgili bütün işlemler ve belediye vergi beyannamelerinin verilmesi tümüyle elektronik ortamda gerçekleştirilebilecek.

VERGİLERE ÖNCELİK TANINACAK

Belediyelerin vergiyle ilgili işlemlerinin elektronik ortamda yürütülmesi için belediyelerde elektronik altyapı kurulacak, mevcut formatlar gözden geçirilecek, yeni sisteme ilişkin yazılımlar hazırlanacak. Maliye'nin tebliğiyle, belediyelere, belirlenen vergileri ve emlak bildirimlerini elektronik ortamda kabul yetkisi tanınacak. Elektronik beyanname uygulamasına 'ilan reklam vergisi, haberleşme vergisi, eğlence vergisi, yangın-sigorta vergisi' gibi vergilerden başlanacak. Mükellefler, artık belediyelere gitmeden elektronik ortamda beyanda bulunup, vergi ödeyebilecek.Emlakta da e-bildirim devreye girecek. Yeni emlak alanlar, sistemin kurulmasından sonra internetten bildirimde bulunabilecek. Bunun için e-devlet kapsamında şifre alınacak.

M.T.


Elektrikli otomobile teşvik

elektrikliarabaSanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, elektrikli otomobiller için sektör temsilcilerini Ekonomik Koordinasyon Kurulu'na (EKK) davet edeceklerini belirterek, ''Otomotiv sektörü strateji belgesine son şeklini vereceğiz'' dedi.
Bakan Ergün, 2011 yılının başından itibaren Türkiye'de üretilecek elektrikli otomobillere ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Otomotiv sektöründe 2013 dönemine kadar hangi adımların atılmasına dair çalışmayı EKK'da netleştireceklerini bildiren Ergün, daha sonra oluşturulacak strateji belgesi ve eylem planını kamuoyuyla paylaşacaklarını belirtti.

Ergün, elektrikli otomobiller için sektör temsilcilerini EKK'ya davet edeceklerini dile getirerek,''Otomotiv Sektörü Strateji Belgesi'ne sektörle birlikte son şeklini vereceğiz. Elektrikli araçlara yönelik bazı teşvikler Strateji Belgesi'nde yer alacak. Vergi Teşvikleri gibi teşvikler, şarj istasyonun oluşturulması, teknolojinin geliştirilmesi için Ar-Ge teşvikleri, bu alanda çalışacak personelin istihdamı ile ilgili teşvikler de belgede yer alacak'' diye konuştu.

Otomotiv Sektörü Strateji Belgesi'ni sektörle birlikte hazırladıklarını dile getiren Ergün, son şeklinin verileceği EKK'ya da sektör temsilcilerinin davet edileceğini, strateji belgesine son şeklini verirken, sektör temsilcilerinin de EKK'da bulunacaklarını anlattı.

''ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERİN TÜRKİYE'DE ÜRETİLMESİNİ ÖNEMSİYORUZ''

Nihat Ergün, elektrikli otomobillerin Türkiye'de üretilmesini çok önemsediklerini dile getirerek, şunları söyledi.

''Otomotiv sektörü Türkiye'de hepimizin önemsediği bir konu. Yani otomotiv sektörünü önemsiyoruz. Otomotiv sektörü ihracatta Türkiye'nin en önemli sektörlerinden. Bu konuyu ihmal edemeyiz. Şimdi yeni teknolojiler gelişirken, elektrikli araçlar teknolojisi gelişirken bu sefer Türkiye fırsatı kaçırmamalı. Çünkü kimse tam olarak büyük ilerleme kaydetmiş değil elektrikli araçlarda.

Herkes yolun başında, biz de yolun başındayız. Çok ciddi Ar-Ge çalışmaları da var. Elektrikli otomobil üzerinde çalışan firmalarımız var. Yan sanayi de bu konuda çalışıyor. Pil üretiminde motor üretimine kadar çalışılıyor. Elektrikli araçlarda araba üretmek Türkiye açısından bugün itibariyle sorun değil. Dünyanın en kusursuz araçları Türkiye'de üretiliyor. Mühendislerimiz, teknikerlerimiz, işçilerimiz çok iyi.''

Bakan Ergün, bundan sonra Türkiye'nin, Ar-Ge'ye tasarıma, markalaşmaya, Türkiye'ye özgü markaya önem vererek, otomobil sektöründe daha yüksek katma değerli, daha ileri teknolojide üretilen ürünlerin ortaya koyması gerektiğine değinerek, Türkiye'nin sadece dünyadaki diğer markaların burada montajını yapan ve pazarlayan konumdan, hemen yeni markalar oluşturan, yeni teknolojiler geliştiren, inovatif, tasarımcı bir konuma yükselmemiz gerektiğini kaydetti.

''VERGİ MODELİ İÇİN MALİYE BAKANLIĞI İLE ÇALIŞACAĞIZ"

Elektrikli araçların kullanımıyla ilgili yeni bir vergi modeli oluşturmak gerekeceğine değinen Ergün, bu vergi modelinin oluşturulmasında Maliye Bakanlığı ile birlikte çalışacaklarını dile getirdi.

Bakan Ergün, bu vergi modelinin elektrikli araç kullanımını destekleyecek bir model olması gerekeceğine değinerek, ''Bunların şarj edilmesiyle ilgili şarj istasyonları konusunda özellikle yerel yönetimlerimiz, belediyelerimiz belki yeni model çalışmalar gerçekleştirecekler. Zaten onunla ilgili de bazı çalışmalar var. Bazı kamu filolarının elektrikli araçlardan oluşturulması gibi çalışmalar olacaktır'' dedi.

Ergün, bu konuda elektrikli araç teknolojisinde hem araçların üretimi hem pil teknolojisinin geliştirilmesi gibi çalışmalarda Türkiye'nin önemli bir merkez olabileceğini ifade etti.

''ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER BİZİM İÇİN FIRSAT...''

''Elektrikli otomobil Türkiye için bir fırsat. Bu fırsatı değerlendireceğiz'' diyen Ergün, bunun için sektöre bazı teşvikler verilmesi gerektiğini, EKK'dan çıkacak Strateji Belgesi'nde de o tür teşviklerin yer alacağını anlattı.

Ergün, Türkiye'nin bu çalışma ile otomotiv sektöründe özellikle de elektrikli otomobil konusunda önemli mesafe kat etmiş olacağını bildirdi.

Sanayi Bakanlığı olarak EKK'ya Türkiye'nin sanayi stratejisini, kimya sektörünün sanayi strateji belgesini, otomotiv sektörünün strateji belgesini, demir-çelik sektörünün strateji belgelerini gönderdiklerini anımsatan Ergün, önümüzdeki günlerde EKK'daki en önemli gündem maddelerinin kendileri açısından strateji belgelerinin görüşülüp karara bağlanmasının olacağını belirtti.

M.T.


TÜYAP, 2011'e kadar 2,8 kişiyi ağırlayacak

fuarresmi_thumb307_TÜYAP İcra Kurulu Başkanı Serdar Yalçın, 2010 yılının sonuna kadar TÜYAP'ta gerçekleştirecekleri fuarlar ile 2.8 milyon kişiyi ağırlayacaklarını açıkladı. Yalçın, fuarların düzenlendiği alanda mevcut pazarların korunmasına katkı sağlarken, yeni pazarlar ve müşteriler yaratarak ülke ekonomisine ve sektörlerin gelişmesini büyük katkı sağladığına dikkat çekti.

TÜYAP, son yıllarda fuarcılığın ciddi bir büyüme gösterdiğine dikkat çekerek, 2.8 milyonun üzerinde ziyaretçiye ev sahipliği yapmaya hazırlandıklarını açıkladı. Türkiye'nin jeopolitik konumu gereği 60'ı aşkın ülke ve 1,5 milyon nüfusu barındıran doğu batı eksenindeki, değişimi ve gelişimi sağlayan lider ülke olduğunu vurgulayan TÜYAP İcra Kurulu Başkanı Serdar Yalçın, bu sorumluğun avantajlarını en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştıklarını belirtti.

Türkiye'deki tüketim ve ihracat potansiyelinin yüksekliğinin yanı sıra, komşu ülkelerle olan ticaretindeki önemli gelişmelerin de önemine dikkat çeken Yalçın, AB üyelik süreci ve uluslararası entegrasyonda alınan mesafelerin ülkemizde fuar endüstrisinin gelişimi büyük önem taşıdığını belirtti.

TÜYAP İcra Kurulu Başkanı Serdar Yalçın, fuarların mevcut pazarların korumasının yanı sıra yeni pazarlara ve yeni müşterilere ulaşmak için en uygun platforma olduğunu vurgulayarak, 16- 19 Eylül tarihleri arasında TÜYAP'ta düzenlenecek olan İstanbul Ambalaj 2010 Fuarı'nın hem katılımcıyı hem de her türlü ambalaj malzemesini bir arada bulacak olan ziyaretçiyi tatmin edeceğini ifade etti.

Yalçın, sektörlerin üretim hızlarını arttırdığı sonbahar mevsiminde organize edilen İstanbul Ambalaj 2010 Fuarı'nın Türkiye'nin bölgesel avantajını da göz önünde bulundurulduğu Avrasya bölgesi alıcılarının siparişlerinin rotası olacağını söyledi. Fuara yaklaşık bin 200 firma ve firma temsilcisinin katılacağını açıklayan Yalçın; İstanbul Ambalaj 2010 Fuarı firmaların üretim gücünün bilimsel, teknolojik gelişimin, tasarım becerilerinin sergilendiği en önemli sektörel buluşma platformu olacağını söyledi.

zaman
M.T.



6 yılda 90 milyon Euro

kktc-fotografKıbrıslı Türklerin, 23 Nisan 2003'de Kıbrıs Rum kesimiyle sınır kapılarının açılarak geçişlerin serbest bırakılmasının ardından, 2004'den 2010'a kadarki 6 yıllık sürede, Rum tarafında kredi kartıyla yaklaşık 90 milyon euro (yaklaşık 170 milyon lira) harcama yaptıkları öne sürüldü.

Rum Alithia gazetesinin, “Kıbrıslı Türkler iyi müşteri” başlığıyla aktardığı habere göre, “JCC Payments” şirketinin ekonomi dergisi “In Bussiness News” adına yaptığı araştırmada, sınır kapılarının açılmasının ardından ilk verilerin tutulduğu 1 Temmuz 2004'den 31 Temmuz 2010'a kadar, Kıbrıslı Türklerin Rum tarafında kredi kartıyla 89 milyon 160 bin avro harcama yaptıklarını iddia edildi.

Rumların aynı dönemde KKTC'den kredi kartıyla 37 milyon 580 bin avro harcama yaptıkları, Kıbrıslı Türklerin Rumların KKTC'de yaptıkları harcamalara göre 51 milyon 600 bin avro, yani yüzde 137,2 daha fazla harcama yaptıklarını belirtildi.

Ekonomist Marios Mavridis, Kıbrıslı Türklerin Rum tarafında KKTC'ye göre “daha iyi ve ucuz hizmetler aldığını” ileri sürdü.

Kıbrıslı Türklerin, daha çok süpermarketler ve ev eşyası satan mağazalarda harcama yaptıklarını ifade eden Mavridis, Rum tarafındaki üniversitelerde okuyan ya da özel hastaneleri kullanan Kıbrıslı Türklerin sayılarının da az olmadığını iddia etti.

Mavridis, Rumların ise KKTC'den daha çok giyim eşyası satan mağazalar, kumarhaneler ve eğlence yerlerinde kredi kartıyla harcama yaptıklarını, ayrıca Rumların Kıbrıslı Türkler'in aksine kredi kartıyla değil de nakit olarak harcama yapmayı tercih ettiklerini söyledi.

Rumların aynı dönem içerisinde Türkiye'de yaptıkları harcamaların KKTC'de yaptıkları harcamalara oranla çok düşük olduğuna dikkati çeken gazete, Rumların Türkiye'de kredi kartıyla 11 milyon 180 bin avro harcama yaptıklarını aktardı.

Gazete, 2008 yılının ise Rumların KKTC'de, Kıbrıslı Türklerin de Rum tarafında en çok harcama yaptıkları yıl olduğunu yazdı.1 Temmuz 2004'ten 31 Temmuz 2010'a kadar kredi kartıyla yapılan harcamalar, Rum tarafında avroya geçilmeden önce kullanılan para birimi Kıbrıs Lirası ile ve 2008'den itibaren geçilen avro ile şöyle:

“Kıbrıslı Türklerin Rum tarafında kredi kartıyla yaptıkları harcamalar: 1 Temmuz 2004'ten itibaren 75 bin 147 çekimle 2 milyon 343 bin 662 Kıbrıs Lirası (KL), 2005 yılında 173 bin 455 çekimle 5 milyon 935 bin 613 KL, 2006 yılında 194 bin 254 çekimle 7 milyon 37 bin 385 KL, 2007 yılında 258 bin 80 çekimle 9 milyon 283 bin 296 KL, 2008 yılında 336 bin 283 çekimle 19 milyon 921 bin 972 avro, 2009 yılında 293 bin 232 çekimle 17 milyon 350 bin 593 avro, 2010 yılında (31 Temmuz 2010'a kadar) 162 bin 701 çekimle 9 milyon 823 bin 444 avro.”

“Rumların KKTC'de kredi kartıyla yaptıkları harcamalar:

2004 yılında (1 Temmuz 2004'ten itibaren) 11 bin 626 çekimle 1 milyon 288 bin 349 KL, 2005 yılında 26 bin 833 çekimle 2 milyon 918 bin 472 KL, 2006 yılında 24 bin 275 çekimle 3 milyon 394 bin 427 KL, 2007 yılında 25 bin 459 çekimle 3 milyon 754 bin 127 KL, 2008 yılında 27 bin 666 çekimle 7 milyon 366 bin 828 avro, 2009 yılında 29 bin 925 çekimle 6 milyon 823 bin 609 avro, 2010 yılında (31 Temmuz 2010'a kadar) 19 bin 824 çekimle 4 milyon 15 bin 570 avro.”

“Rumların Türkiye'de kredi kartıyla yaptıkları harcamalar:

2004 yılında (1 Temmuz 2004'ten itibaren) 3 bin 335 çekimle 479 bin 878 KL, 2005 yılında 7 bin 197 çekimle 882 bin 65 KL, 2006 yılında 5 bin 366 çekimle 752 bin 971 KL, 2007 yılında 6 bin 537 çekimle 1 milyon 12 bin 734 KL, 2008 yılında 8 bin 813 çekimle, 2 milyon 245 bin 726 avro, 2009 yılında 10 bin 818 çekimle 2 milyon 325 bin 276 avro, 2010 yılında (31 Temmuz 2010'a kadar) 8 bin 539 çekimle 1 milyon 931 bin 515 avro.”

Hürriyet

M.T.



Petrol fiyatları geriledi

petrolfiyatlari-dolarUluslararası piyasalarda petrol fiyatları geriledi...

Batı tipi hafif ham petrolün Ekim teslimi fiyatı 37 sent düşerek varili 73,72 dolardan satılırken, Londra'da Brent tipi ham petrol de 44 sent değer kaybederek varili 77,30 dolardan işlem görüyor.



Banka hisselerinden sanayiye geçiş

bankahisseleriBorsada zirve riski yabancıların hisse değiştirmesine neden oldu...

Borsada yerli yatırımcı “evet”, “hayır” tahminleri ve referandum sonuçlarına ilişkin pozisyon alırken yabancı yatırımcılar, referandum riski görmedi. Yabancılar ağustos ayında İMKB’de 4.608 milyon dolarlık alış ve 4.576 milyon dolarlık satış gerçekleştirdi.

Yabancılar net olarak 32 milyon dolarlık alış gerçekleştirdi. Yabancı yatırımcıların ağustos işlemlerinde alımlar azalarak devam ediyor. Temmuz ayındaki 707 milyon dolarlık alım, ağustos ayında 32.1 milyon dolara geriledi. Alımlar azaldı ancak, yaklaşan referandum nedeniyle pozisyon değişimi yok. Demek ki referandum için bir risk görmüyorlar. Eğer risk görselerdi satış yaparlar döviz kurları da bu seviyelerde olmazdı. Bu durum piyasalar için önemli bir referans, hatta olumlu bir referans olarak görülebilir. En azından bu aşamada. Referandum sonrasını ayrıca değerlendirmek gerekiyor.


Primli hisselerde satış

Yabancıların en fazla alım ve satım yaptıkları hisselerin biraz detayına baktığımızda özellikle satışlar tarafında bankalar dikkat çekiyor. En büyük satış 186 milyon dolar ile Garanti Bankası’nda. Onu 55.4 milyon dolar ile Asyabank, 42.1 milyon dolar ile Akbank ve 30 milyon dolar ile Yapı Kredi izliyor. İş Bankası, Halkbank ve Vakıfbank’ta da daha küçük oranda çıkışlar görülüyor.

Temmuz ayında ise Garanti Bankası 167 milyon dolarla alımlarda ilk sırada idi. İş Bankası ve Vakıfbank 3 ve 4. sırada en çok aldıkları hisseler olarak görülüyordu. Ağustosa gelindiğinde bir görüş değişikliği olduğu çok belirgin. Bankalardaki satış piyasadaki al-sat veya trade için mi yapıldı? Yoksa devamı gelecek mi? Hem bankacılık hem de piyasanın geneli için bu sorunun cevabı önemli. Çünkü bankalarda satış varken piyasa bir yere gidemez, yükselemez.

Bu satış trade yani al-sat için ise sorun yok. Ancak banka hisselerinin zaten orta ve uzun dönemli primli oluşu ve yılın ikinci yarısı için olası bir bilanço performansı düşüşünü satıyorlarsa o zaman sorun biraz daha ciddi. Tabii aynı zamanda sadece sektör hisseleri değil piyasa için de. Bunu önümüzdeki dönemde görmek mümkün olacak.







Yabancı payı yüzde 67

Yabancılar bankalardaki satışlara karşılık yerlerine sanayi şirketleri aldı. Türk Hava Yolları, Turkcell, Tekfen, Telekom, Sabancı Holding ve Ereğli Demir Çelik en fazla tercih ettikleri hisseler oldu. Koç Holding, Şişe Cam, Trakya Cam, Akenerji gibi hisseler de onları izledi. İlk sıralarda yani en fazla aldıkları hisseler arasında hemen hemen hiç banka olmaması dikkat çekici bir durum. Koç Holding ve Sabacı Holding gibi birkaç hisseyi dışarıda tutarsak aldıkları hisselerin önemli bir kısmının bankalara göre daha primsiz olduğu ve Koç ve Sabancı dahil yılın ilk yarısında genelde olumlu bilanço çıkardıkları söylenebilir.

Yabancıların son aylarda toplam takas içindeki payları yüzde 66-67 aralığında seyrediyor. Yabancı yatırımcı tercihleri sahip oldukları mali güç nedeniyle piyasaların geneli olduğu kadar hisse bazında da önemli bir parametre. Bu nedenle eylül ayındaki alım ve satımları, bunların sektörel dağılımları önemli olacak.




Riskten kaçış satış getirdi

Borsa kısa haftanın ikinci işlem gününde satıcılı bir seyir geçirdi. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda (İMKB) Ramazan Bayramı tatili nedeniyle çarşamba günü öğleden sonra, perşembe ve cuma günleri ise tam gün işlem yapılmayacak. Referandum riskini almak istemeyen ve Bayramı hissede geçirmek istemeyen yatırımcıların satışları ile İMKB Ulusal 100 Endeksi dünü 60.746 seviyesinden tamamladı. Hisse senetlerindeki değer kaybı 354 puan oldu. Avrupa bankacılık sistemine yönelik endişelerin tekrar ortaya çıkması ile eurobond fiyatı gerilerken, CDS’ler yükseldi. Öte yandan Hazine dün düzenlediği 25 Nisan 2012 itfalı gösterge tahvilin yeniden ihracında ortalama bileşik faiz yüzde 8.13 olarak gerçekleşti.

Finansgündem/KA


porno izle